Salgın hastalıklar ve kaybedilen savaşların tek sorumlusu “cadı kadınlar” olarak bilindi. Bu yüzden bütün Avrupa’da 3 asır boyunca bir sürü kadın katledildi.

Kadınların bütün insanlık boyunca maruz kaldığı en kötü olaylardan biri de kuşkusuz, cadı avcılığı olmuştur.  Orta Çağ Avrupa döneminde yaşayan birçok insan, batıl inançlardan kaynaklanan sihir ve büyü tarzı olayların varlığına inanmaktaydı. Cadı kavramı, büyü yapan ve bu gücünü kötü kullanan kişiler için kullanılan bir tanımdı. Bu kişilerin çoğu ise; kadınlardan oluşuyordu. Kadınlar bu dönemde en zayıf halka olarak görülüyorlardı. Yalnızca bir hayal ve mitolojik bir ürün olan cadı kavramı; zaman içerisince büyük bir değişime uğrar ve zalimane bir felakete dönüşmeye başlamıştır. Avrupa’da yaşayan kitleler ise; cadı avı yapmaya başlamıştır. Haydi gelin hep beraber Ortaçağ’da yaşanan histeri olaylarını da yakından inceleyelim.

Hepimizin hayatının bir döneminde duyduğu “cadı” kavramı, Orta Çağ Avrupa döneminde teolojik bir boyutta kullanılmaya başlanmıştır. Özellikle de zengin olan erkeklerin ve ruhban sınıfına dahil olan din adamları cadıların gerçek olduğunu resmi olarak kanıtlamak için birçok girişim yapmaya başladı. Bu girişimlerin büyün bir çoğu ise; 14. yüzyılda yaşanmıştır.

Bu dönemlerde klise ve halk inancın da ötesine geçmeyi başaran ve sapkınlık derecesine ulaşan teolojik düşüncelerden besleniliyordu. 15. Yüzyıl döneminde cadı damgası vurulan ve yetkisini şeytandan aldığı söylenen bir tarikatın üyesi olarak kabul edilirlerdir.  Bu toplumlarda her kötülüğün sebebi cadı kadınlar olarak gösteriliyordu. Aslına bakılırsa cadılık konusu Ortaçağın bütün toplumsal ve de siyasal itaatsizliğini de bastırmak için kullanılmaktadır. Aynı zamanda bu kliseler siyasal otoriteyle de iş birliği yapan bir durumdaydı. Ortaçağ’da yaşanan cadı avı ise şu şekilde başlamıştır;

MİDYO  Rüyada bahçe görmek ne anlama gelir?

Video: Ortaçağ Avrupası’nda Cadılar ve Cadı Avı

Cadılar o dönem ortaya gelen bütün kötü olayların sembolü haline gelmişlerdi.

1320 senes,nde, Papa XXII. John’un Engizisyon’a cadıları yargılama izni verdikten sonra klisede bulunan insanlar üzerinde yapılan baskı daha da acımasız bir hal almaya başlamıştır. 15. Yüzyılın sonlarına gelindiğinde ise;  cadılar dinin arkasında yer alan ve her türlü şiddeti hakeden bir figür haline gelmiştir. Sizin de tahmin ettiğiniz üzere, şeytanın dünya üzerindeki temsilcisi olarak görülen bu kişiler, toplu olarak katledilmeye başlanmıştır. Tarihçiler katledilen kişi sayısının 100 bin gibi inanılmaz yüksek bir sayıya ulaştığını belirtmişlerdir. Aynı zamanda ölenlerin %80’inin kadın olduğunun da altını çizmekte fayda vardır. Bazı din adamlarının düşüncesine göre, cadıların kadınlardan oluşmasının oldukça belirgin bir sebebi de vardı. Bu sebep, Havva yasak olan elmayı yemiş ve cennetten kovulmuştur. Yani kadınlar şeytana erkeklerden daha kolay kanmaktaydı.

Yaşları 40-60 arası olan kadınlar, Orta Çağ’ın Cadı Figürü haline gelmişti. Cadılık ile suçlanan erkeklerin büyün bir çoğunluğu ise; bu kadınların eşleri ya da çocuklarıydı.

Cadı avının ilk başladığı zamanlarda,  ebeler ve şifacı kadınlar ilk hedef olarak seçildiler. Doktorların bulunmadığı yerlerde şifa vermeye çalışan ve bitkilerin gücünden yararlanmak isteyen bütün kadınlar cadı olarak suçlanmaya başlamıştır. Bu kişilerin ceza alması ve tutuklanması için ise; yalnızca kiliseye ihbar edilmesi yeterli olacaktı. İhbar edilen kişinin, cadı olduğunu ispatlayabilmek için ise; çeşitli testler uygulanmaktaydı. Bunların arasında en ilginç olan test ise; kanama testiydi. Cadılar şeytanın yer yüzünde var olan temsilcileri olduğu için, onlara ne yapılırsa yapılsın herhangi bir kanama olmuyordu. Bu düşünce temel alındığı için ise; cadı olduğu düşünülen bütün kadınların tüm vücuduna iğneler batırılırdı. Bu testin sonucu ise; oldukça uzun süren bir işkencenin ardından sonuçlanırdı. Artık bağıracak hali dahi kalmayan kadınların en sonunda kanı çekilirdi ve kan gelmiyor denilerek cadı olduğunu ispatlamış olurlardı.

MİDYO  Türkiye'nin gündemine oturan iğrenç olayların yaşandığı Haremtan Koyu nerede?
İlgili Makaleler
Hangi bitki çayını ne zaman içmeli? Adaçayı, rezene, kekik, papatya ve kuşburnu…

Adaçayı, rezene, kekik, papatya ve kuşburnu birbirinden faydalı bitki çaylarıdır. Bitki çayları faydalarıyla bilinmekte olduğu için hangi çaylar nelere iyi OKU

Rüyada yüzmek ne anlama gelir? Rüyada yüzme yorumu

Rüyada en çok görünen eylemlerden biri de yüzmektir. Denizde, havuzda, temiz suda, pis suda yüzmek değişik şekillerde yorumlanabilir. Bilinçaltının beyine OKU

Bel ağrısı için hangi egzersizleri yapmalıyız?

İnsanların yüzde 80’i hayatının bir döneminde bel ağrısı çekiyor. Önemsenmeyen bel ağrıları uzun vadede sakatlıklara yol açabiliyor. Oysa birkaç egzersizle OKU

Günde kaç saat uyumalıyız? Peki çok fazla uyursak ne olur?

Bir çok şeyin azı zararlı olduğu kadar fazlası da zararlı olabilir. Uyumak hayat standartlarımızın kaliteli olması için en gerekli olan OKU